Kategori: Spor
19 Mar 2010
| 2009/10 UEFA Champions League draw | |||||
| Quarter-finals: 30/31 March & 6/7 April |
|||||
| 1: Olympique Lyonnais (FRA) v FC Girondins de Bordeaux (FRA) | |||||
| 2: FC Bayern München (GER) v Manchester United FC (ENG) | |||||
| 3: Arsenal FC (ENG) v FC Barcelona (ESP, holders) | |||||
| 4: FC Internazionale Milano (ITA) v PFC CSKA Moskva (RUS) | |||||
| Semi-finals: 20/21 & 27/28 April | |||||
| 1: Winner quarter-final 2 v Winner quarter-final 1 | |||||
| 2: Winner quarter-final 4 v Winner quarter-final 3 | |||||
| Final: Santiago Bernabéu, Madrid; 20.45CET, Saturday 22 May | |||||
Bana kalırsa olacak şudur:
YARI FİNAL
Manchester United – Lyon (bkz. Manchester United – Leverkusen 2002)
Inter – Barcelona (Temmuzda form tutmanın, sezonda 70 maç yapmanın, Messi’nin sırtına yaslanmanın acısı)
FİNAL
Inter – Lyon
Kategori: Video
18 Mar 2010Demek ki neymiş, röportajdan önce hangi dilde konuşacağımıza karar vermemiz lazımmış…
Kategori: Yazılar
17 Mar 2010Getty Images, Flickr üzerindeki 5 fotoğrafımı beğenmiş ve benden ticari lisans için yetki istemiş. Bu mailin ardından Getty images kayıt davetiyesiyle sistemlerine kayıt oldum. Kayıt olmak bile yarım saatimi aldı. Yok vergi numarası, yok adres onayı… Derken sonunda dünyanın en bilinen fotoğraf sağlayıcının veritabanına girdim. Bundan sonraki süreçte Getty Images abonesi herhangi bir medya kuruluşu fotoğraflarımdan birisini kullanırsa veya fotoğraflarımdan birisini satın alan olursa “fotoğrafçılıktan para kazanacağım” anlamına geliyor.
Sayesinde para kazandığımız işi “profesyonel”ce yapmış oluyorsak, fotoğrafçılıkta profesyonelliğe giden kapılar bu sayede açılmış oluyorsa, sanırım şu anda yarı profesyonelim. Tıpkı makinem “Kodak P880 Zoom” gibi.
Fotoğrafçılık yeteneklerine güvendiğim, bu işi bildiğine inandığım insanlar, eğitimsizliğime ve elimdeki makineye göre çektiğim fotoğrafların iyi olduğunu söylüyorlar. Bu Getty Images olayında para kazanma olayı hikaye ama bir fotoğraf ajansının fotoğraflarıma talip olması, bana fotoğrafçılık alanında gereksiz bir güven sağladı.
Sanırım artık “Nikon D90” almamın zamanı geldi. Flickr fotoğraflarıma bakmak için buraya tıklayabilirsiniz.
Kategori: Sinema
16 Mar 2010
Üzerinden 20 yıl gibi ciddi bir süre geçmesine rağmen şöyle akılda kalıcı, yaşanan olayın büyüklüğüne yakışır bir film yapılmamıştı. Hatta tek hatırladığım film “Catch a Fire” filmiydi. O da güzeldi ama “Invictus” bir başka olmuş. Yönetmenin olgun, yaşını almış, tecrübeli bir adam olduğu filmin içeriğinden çok net biçimde anlaşılıyor. Üstelik bu müthiş ve gerçek hikayenin bir spor üzerinde şekillendirilmesi filmi Afrika bayrağının renkleri gibi rengarenk yapmış.
Güney Afrika’nın çeyrek yüz yıldır yaşadığı renk ayrımı trajedisinin kurbanı Mandela’nın kişiliğiyle ilgili çok derin çıkarımlar yapılması filmin başka olmasını sağlamış. Seçildiğinde, intikam ateşiyle yanıp tutuşan siyah “yoldaş”larıyla ona hala “düşman” gözüyle bakan beyazları yeniden bir araya getiren bu adamın hayatı, bana olduğu gibi size de ilham verebilir. Mutlaka izleyin
NOT: Bilmem bu Clint Eastwood ile Morgan Freeman’ın kaçıncı filmi ama bu iki adamın bir araya geldiği filmler hep müthiş oluyor.
Beni saran gecenin içinden
mezar kadar kara, baştan başa
şükrederim hangi tanrılar verdiyse bana
fethedilmez ruhumu
ne ürktüm, ne bağırdım
şartların pençesine düştüğüm anda bile
kaderin sopasıyla kanadı da başım
yine boyun eğmedim
öfke ve gözyaşı dolu bu yerin ötesinde
beklemiyor başka hiçbir sey
gölgelerin dehşetinden
yine de korkmaz bir halde
buluyor ve bulacak beni
yılların yılgınlığı ve tehdidi
kapı ne kadar dar olsa da
cezam ne kadar ağır olsa da
kaderimin efendisi benim
ruhumun kaptanı benim…
William Ernest Henley
Kategori: Kitap
15 Mar 2010
Yayıncılar diyor ki: “Bu ülkede kitap okuyan kişi sayısı belli, 20′den satsan da alıyorlar, 30′dan satsan da, neden fiyatları abartmayalım.”
Yazar Tarık Dursun diyor ki: “Halkımız orijinal bir kitabı alıp okuyamıyor. 2,5 lira basım maliyeti olan 400 sayfalık bir kitabın halka sunumu en fazla 10 lira olması gerekirken, 25-30 liraya satılıyor.”
Üniversitede okuyup ancak kendini geçindirebilen öğrenciler diyor ki: “O kadar parayı bir kitaba vereceğime, korsanını alırım, kalan parayla da 3 gün geçinirim.”
Parası kitap almaya yeten diyor ki: “Korsana karşıyım, gaspla aynı şey.”
İstatistikler diyor ki: “Türkiye’de insanlar günde ortalama 13 saniye kitap okuyorlar.”
Herkes haklı sanki…
Kategori: Yazılım
14 Mar 2010Kim bilir o burak.php’nin içinde neler vardı:D (bkz. türk yazılım geliştirme standartları)(bkz. saldım çayıra mevlam gayıra yazılım modeli)
Kategori: Yazılar
14 Mar 2010
Resimdeki teyze 101 yaşında Zhang Ruifang adındaki Çin’li teyzemizin alnının sol yanında bir adet boynuz çıkmış. En yaşlısı 82 en genci 60 yaşında olan 7 çocuk anası bu teyzemizin sol yanındaki boynuzuna benzer bir oluşum sağ yanında da çıkmaya başlamış. Gıdaların genetiğiklerini değiştire değiştire, nükleere maruz kala kala komik komik uzuvlarımız olmaya başladı. X-Men’vari mutantları sokaklarda görmemize de çok az kaldı… Kaynak
Son Yorumlar