SummerFest Alanya 2009(Oradaydım)

Oradaydım

30 May 2009

Genelde ilk yaptığım şeyler için "Oradaydım" yazıları yazarım. Üçüncü Alanya’ya okul turuyla gidişimi Oradaydım olarak yazmaya karar verdim. Daha önce ayrıntıları burada verdiğim organizasyonla 20 kişilik SAÜ REHBERİM grubuyla birlikte Alanya yolunu tuttuk.

14 saat süren otobüs yolculuğunun ilk 2 saati oldukça şenlikli geçti aslında. honour arkadaşımızın yanına aldığı uduyla birlikte, Porto’dan gelen şarabımızı, tekelden aldığımız biralarımızı yudumlarken, dilimizde de şarkılarımız, türkülerimiz vardı. Her 200 kmde bir verilen gereksiz molaları saymazsak gidiş yolculuğu sorunsuz geçti diyebiliriz.

Öğle sularında otele vardığımızda herkesin gözleri yarı baygın bakar halde, ama kaynaşmaya, eğlenmeye hazır modda lobide anahtar peşinde koştuk. Anahtar olayı hallolunca, mayolar(slip değil) giyildi, havlular, güneş kremleri derken, havuz başı zamanı başladı. Alkol yavaşça bünyeye nüfuz ederken beklenmedik bir kaç şey olmadı değil. Saürehberim arkadaşımızın kendinden geçercesine göbek atması, saunada "arkadaşlar biraz sessiz olalım" uyarmaları gündüzün el ilginç maddeleriyken, güne damgasını vuran olay akşam yemeği sonrası havuz başında udla yaptığımız fasıldı. Ellerimizde rakılarla geceyi parlattık namelerimizle. Sonra Alanya merkezdeki diskolarla gece 3′ü gördükten sonra(tepinerek-oynayarak), odalara dağıldık.

İkinci gün alkolün ve yolun verdiği godik sarhoşlukla sabah kahvaltısı tabiki kaçtı ama öğlen de bizimdi. Öğlen yemeğini yedikten sonra canımız biraz adrenalin çekti. Zaten kanımız kaynıyor, deniz kıyısına indik. Orada gördüğümüz "Parasailing" denilen, tekneye bağlı halatla insanı 15-20 metre denizin üzerinde paraşütle uçuran zımbırtıya binme kararı aldık. 50 TL’yi paraşüte bayıldık bayılmasına ama değmedi mi, değdi(Parasailingle ilgili ayrı bir Oradaydım gelecek). Sonra grubun geri kalanı muza bindi. Evet muza bindiler. Üstüne bir de para verdiler. Hayret doğrusu. Gündüz yapılan aktivitelerin tamamında kafamın arkasına akşamki Beşiktaş-GS maçının görüntüleri oynuyordu. Çünkü 2003′teki şampiyonluk gibi sondan bir önceki hafta GS maçı kerametini hissediyordum. Akşam yemeği çabucak yenildi ve maç izlemek için mekana gidildi. Kötü oyun, güzel sonucu aldıktan sonra Alanya Çarşı ile birlikte Alanyayı Kartal diye inlettik. Gece yine disko, yine tepinme, yine Ruslar.. Gece yatağımıza yattığımızda saat 4 küsürdü.

Son gün havuz başında değişik atraksiyonlarla yat turunu bekledik. 3 saat sürecek kısa yat turuna çıkmamızla girmemiz bir olmuştu zaten. Adrenalin isteyen vücudumu teknenin son katından atlayarak sakinleştirmeye çalıştım, kısmen başardım da. Yat turu sonrası odamıza geldik, janti kıyafetlerimizi giyip gece yapılacak yat eğlencesine katılmak için hazırlandık. Hazırlıklara beyliz ve martini içmek de dahildi. Gece yapılan katamaran turunun özelliği, geminin disko olması. Sahilden kilometrelerce açılıp açıkta yüksek sesli müzikte saatlerce dans ettik. Tabi canımız yanımızdan geçen içi Rus ve köpük dolu olan katamaranda olmak istemedi değil, ama yine de eğlendik işte. Sonra geceyi yine diskolarda dans ederek bitirdikten sonra, son güne uyanmak üzere bayıldık.

Dönüş gününde eşyalarımızı toplamamız, otelden çıkmamız, kendimize gelmemiz saatin öğlen iki yaptı zaten. Otelden çıkıp dönüş yolu üzerindeki aqua parka gittik. Su parkına girerken kollektif yapıyla 30TL giriş parasını 10TL’ye indirmek gezinin en önemli olaylarından biriydi. Son günün verdiği hararet, kendi sınırlarımı çizmek, uçma isteği gibi karışık duygularla birlikte Alanya’daki Aquaparkta bulunan Bungee Jumping vinci gözüme kötü kötü göründü. Zaten yol boyunca gidersem yapacağım dediğim "kimine göre manyaklığı" yapmaya karar vermem dakikamı almadı(Bungee Jumpingle ilgili Oradaydım yazısı gelecek). Zaten yapmak da başka bir şeydi. Su parkından çıktıktan sonra bizi bekleyen uzun yola tekrar koyulduk, gelirken şarkı söylediğimiz yolda dönerken sohbet ederek kahkalar attık, güldük, uyuduk.

Sonunda üniversitenin son tatilini tamamlayan, bezgin, dinlenmeye muhtaç olarak çarşamba sabahı yatağa devrilerek, gerçek hayata adapte olamaya başladık.

Yorum yaz

Aforizma

Yalanlamak ve reddetmek için okuma! İnanmak ve her şeyi kabullenmek için de okuma! Konuşmak ve nutuk çekmek için de okuma! Tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku. — Francis Bacon

Polls

Loading ... Loading ...

Arşivler