Gerçekten ne kadar zor bir dönem olduğunu hatırlıyorum da ÖSS’nin. Şimdi sınavın ismi ne tam olarak bilmiyorum. ÖSYM gibi bir şey olması lazım. Önce seçim, sonra yerleştiriyorlar malum. Malum parası olanın okuduğu ülkede yaşıyoruz. Ben söylemiyorum istatistikler söylüyor. Paran varsa ne rahat bu ülkede.
Ama komple uyuz olduğum bu sınav sisteminin dışında, uyuz olduğum türlü türlü şeyler var. Mesela
1- NTV ve CNBC’deki şu peruklu eğitim programı yapan adam, muhtemelen Final Dergisi Dershanesi’nden bir kaç hocayı çıkaracak. Yine Final’den seçilmiş 1-2 öğrenciyi ekranda konuşturacaklar. Çocukların diyecekleri şey belli zaten;
- Vallaha sorular kolaydı. Özellikle tarih, matematik, biyoloji ve felsefe herkesin yapabileceği türdendi.
Sen hem tarihi, hem biyoloji hem de felsefeyi nasıl yapacan bir kere? Peki belki biyolojide zorlandım ben. Ya da Türkiye’nin biyoloji ortalaması kaçtır bilen var mı? Salla babam salla. Oraya asosyal, hayattan koparılmış, deyinleştirilmiş, sistemli olarak göte çevrilmiş gençleri oraya çıkartıp konuşturuyorlar. Bi kere o elemanları öyle direk doğaya salmamak gerek, alıştıra alıştıra güncel hayata ısıtılmalılar. Çok ağır konuştuğumu düşünenler varsa hemen bir örnek vereyim.
18-19 yaşlarında oğlan ya da kız bir öğrenci düşünelim. Bu adamlar ergenlik dönemindeler hala. Karşı cinsle münasebetleri o yaşlarda çok önemli. Pasif olan pısırık, aktif olan iflah olmaz olur. Bu yaştaki gençlere nasıl "kız arkadaşınız ol-ma-ya-cak" denilebilir. Tamam "hayatın bir yılını çöpe atsan, geleceğine yatırım yapsan ne olacak ki?" de, olacak şey var olmayacak şey var. Hem ergenlik diyoruz, yasak olan şeylerin en çok istendiği dönemden bahsediyoruz. ÖSS’ye kadar kızlarla diyalog bile kurmayan oğlanlar, ÖSS’den sonra gelsin Haticeler gitsin Şükufeler(Hep Ebrular, Gamzeler mi olacak) olacak sanıyorlar. Sonra yazın kimse yüzüne bile bakmayınca veya gereksiz aktif olup boşboğazlık yapınca güvenleri gidiyor.
Daha bitmedi. NTV’ye çıkan çocuklar çok güzel matematik çözer, türkçe yapar, felsefeyi hiç kaçırmaz, muhtemelen genel kültürleri de iyidir. Dershane onlara kral gibi baktığından kendilerini dünyanın kralı sanarlar. Çünkü bu adamlar 180 tane soruda ancak 2 tane yanlış yapıyorlar. Hayatta da öyle olacaklarını sanarlar ama evden çıktıktan sonra hayat öğle değildir ki. Kendini aslan kral sanan bu insanlar tercihlerde en çok hata yapanlardır. Bilgisayar’a çok yatkın olmasına rağmen tıpa girenler, sırf Boğaziçi’ne girmek için girenler sonra İstanbul’dan nefret edenler; ne ararsanız var bu skalada. Kimi de ilgi manyağı olur ki sonları çok acı olur.
Çok dolmuşum bu konuda şimdi kesmezsem bir iki sayfa daha yazacağım, en iyi bağlayayım. Bizim ülkede öyle olmasa bile her insan değerlidir. Hepsinin zekası aynı seviyede değildir, bu da muhtemeldir ama hepsi değerlidir. Kimsenin şüphesi olmasın.
Yorum yok
Furkan
10 Haziran 2009 at 16:19
Eline sağlık çok güzel bir yazı olmuş.