Kategori: Sinema
4 Ağu 2010Kategori: Sinema
15 Tem 2010
Daha önce yüzlerce çekilmiş aynı tür filmden hiçbir farkı yok. Üstelik daha heyecansız, daha garip, daha sıradan. Yine Amerika dünyayı kurtarıyor, yine bir terörist var ve teröristimiz Pakistanlı.
John Travolta uzatmaları oynarken bu kadar sıradan yapımlarda oynaması normal ama, yeni yeni parlayan ve iyi filmlerde gördüğümüz Jonathan Rhys Meyers’ın böyle sıradan ve saçma filmde oynaması gerçekten mantıksız.
Peki bu filmin amacı ne? Öylesine bir film işte. Ama öylesine bir filmde bile üstüne basa basa söylenen terörist Pakistan’lı ve bir müslüman. Amerika’yı ve Dünya’yı müslümanlara karşı böyle doldurup doldurup dünyayı kutuplara ayırıyorlar. Müslümanlar zaten dünden savaş istiyor. E bunun üstüne yok peçe yasağı, yok minare yasağı, yakında savaş çıkacak, kına yakacaklar bir yerlerine.
Canınız çok fazla aksiyon filmi çektiyse, Bir Anda Yerle Bir belgeselini filan izleyin. Böyle sabit kafalı, insanı gerizekalı yerine koyan filmlerden uzak durun.
Kategori: Sinema
14 Tem 2010
Neden tuhaf bir film? Çünkü film aslında bir amaca hizmet ediyor ve siz bunu filmin son 3 dakikasında anlıyorsunuz. Bunun yanında filmin içinde akıl oyunu filan da yok. Öylesine bir film işte. Çok yakın iki kişiyi kaybetmiş birinin ilişkisine yer verilmiş. Ama bu ilişkinin ne bir derinliği var, ne bir özelliği var. O ilişki de öylesine. Yine öylesine bir baba var ailesine önem vermeyen. Bu kadar. Peki bu film niye var?
Filmin sonlarına doğru iki saattir izlediğiniz öykünün aslında 11 Eylül saldırısında ölen binlerce sıradan insandan birinin hikayesi olduğunu anlıyorsunuz. Film adına tek öylesine olmayan şey o. Ama onu da henüz içinize sindirememişken film bitiyor.

Filmin odaklanmak istediği en önemli unsur ise Robert Pattinson. Filmde Twilight’ın yakışıklı(!) aktörüne o kadar çok şey yüklenmiş ki bu yaşta altından kalkması mümkün değil. Hoş aynı Pattinson, 22 yaşında olmasına rağmen kitap yazarı ama… Popüler bir filmler çok fazla öne çıkmış bir oyuncuyu gözümüze sokmak, deyim yerindeyse “patlatmak” için yapılmış, eski ama etkili Hollywood numarasından ibaret Remember Me. Ondan dolayı filmi izlerken, bu adam niye böyle melankolik, niye böyle artist diye sormayın. O kısımlar aptal genç kızların esas çocuğa aşık olması için yapıldı.
Bu filmi izleyeceğinize patlamış mısır patlatıp, Survivor belgesellerinden birini izleyebilirsiniz ya da şöyle 6′lı bir bira alıp, balkonda atletinizle oturup, sigara içip, hiçbir şey düşünebilirsiniz… Emin olun filmi izlemekten daha eğlenceli, daha dolu bir aktivite yapmış olursunuz…
Kategori: Sinema
6 May 2010
Film tarzıyla pek çok kişiyi kendisine bağlayan Woody Allen yeni filmini duyurdu. Önümüzdeki ay “You Will Meet a Tall Dark Stranger” filmi ile Cannes’de izleyici önüne çıkacak Allen’in bu yaz çekeceği filmin ismi ise “Midnight in Paris(Paris’te Gece Yarısı)”. Paris’te çekilecek filmin kadrosunda ise yine önemli oyuncular yer alıyor.
Oynattığı oyuncularla Woody Allen oyuncu kütüphanesi oluşturan ve filmlerinde yer verdiği oyuncuların kariyerlerine işlenen önemli yıldızlardan biri sayılan rolleri bu sefer de günümüzün çok yetkin oyuncuları kaptı. Başrolleri Owen Wilson, Marion Cotillard, Rachel McAdams, Kathy Bates paylaşırken, Michael Sheen, Nina Arianda, Tom Hiddleston, Corey Stoll, Mimi Kennedy ve Kurt Fuller de filmde rol alacaklar.
Filmin en büyük sürprizi ise Fransa cumhurbaşkanının eşi Carla Bruni-Sarkozy’nin filmde oynayacak olması. Rolünün büyüklüğü hakkında henüz yorum yapılmazken, filmde sadece bir kaç sahnede yer alacağı düşünülüyor.
Kategori: Sinema
30 Nis 2010![]()
2 Milyar dolara yaklaşık sinema hasılatı ile film geliri bakımından en üstte bulunan Avatar filmi bir rekor daha kırdı. DVD ve Blu-ray dahil ev izleyecileri için satışa çıkarılan Avatar film kopyaları ilk günde 1.500.000 adet satıldı. Bu dalda rekor 600.000 adet ile Kara Şövalye’ye aitti.
Oscar’a inat, görüntü şenliğindeki arşivcilik ruhu, Joker’in fendini sinema salonunda olduğu gibi yine yenmiş oldu.
Son Yorumlar