amerika etiketli yazılar

Daha önce yüzlerce çekilmiş aynı tür filmden hiçbir farkı yok. Üstelik daha heyecansız, daha garip, daha sıradan. Yine Amerika dünyayı kurtarıyor, yine bir terörist var ve teröristimiz Pakistanlı.

John Travolta uzatmaları oynarken bu kadar sıradan yapımlarda oynaması normal ama, yeni yeni parlayan ve iyi filmlerde gördüğümüz Jonathan Rhys Meyers’ın böyle sıradan ve saçma filmde oynaması gerçekten mantıksız.

Peki bu filmin amacı ne?  Öylesine bir film işte. Ama öylesine bir filmde bile üstüne basa basa söylenen terörist Pakistan’lı ve bir müslüman. Amerika’yı ve Dünya’yı müslümanlara karşı böyle doldurup doldurup dünyayı kutuplara ayırıyorlar. Müslümanlar zaten dünden savaş istiyor. E bunun üstüne yok peçe yasağı, yok minare yasağı, yakında savaş çıkacak, kına yakacaklar bir yerlerine.

Canınız çok fazla aksiyon filmi çektiyse, Bir Anda Yerle Bir belgeselini filan izleyin. Böyle sabit kafalı, insanı gerizekalı yerine koyan filmlerden uzak durun.

- Türkiye’de aylar öncesinden hazırlanan yardım paketleri, Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nden kiralanıp, geçen haftalarda Gazze’ye doğru yola çıktı. Hükümetten Bülent Arınç “Türkiye bu yardım hareketini ne yönetiyor, ne karşısında duruyor. Bu tamamen sivil bir harekettir diyor.” Ülke içindeki pek çok sivil hareketi “çevik” kuvvetle bastıran hükümet, bu konuda neden bu kadar cömert davranıyor?

- Davos’taki “van minut” vakasının ardından, Ortadoğu’nun yeni sözcüsü, lideri olma konumunda Ahmedinejad’la Erdoğan arasında yarış başladı. O günden sonra bu iki ülke liderinin yaptığı aksiyonlar tamamen, İslam dünyasını arkaya almaya yönelik hamlelerdi. Bu yüzden böyle bir yardım gemisi filosu, hükümet nezdinde tertiplendi. Ve bugün görünüyor ki bu yapılan hareket İslam dünyasını etkiliyor. TC Dışişleri Bakanı’nın gemide ölenlerle ilgili “10 civarında şehit var” demesi, şehitlik mertebesiyle ve sahiplenmesiyle ilgili akla değişik sorular getiriyor.

- Özgürlük Filosu’nun önemli noktalarının altını çizmek gerek. Bu hareket İHH sivil toplum örgütü tarafından gerçekleştirildi. İHH örgütünün üst yönetimindeki insanların direkt olarak Hamas’la ilişkisi biliniyor. İçinde tamamen sivil yardım olduğu bilinen bu gemiler, dünyanın gözü önünde doğal olarak Hamas’a yardım olarak ilişkilendiriliyor. Hamas’la Filistin’in farkı nedir?

- İsrail’in yıllardır Filistin’e uyguladığı baskıcı politika, ambargo, fosfor bombası planları, ülkedeki direnişin şeklini değiştirdi. Yaser Arafat gibi tamamen olaya barışçıl ve çözüm odaklı bakan liderler yerine, konunun temeline dini alan, kan odaklı çözümler üreten Hamas grubu geldi. Hamas’ın ülkenin başına geçmesi de seçimle olmuştu. İsrail kendi aptalca politikaları sonucu, yanı başında en çok kendisini etkileyen bir uç grup türetti. Şimdi de onu durdurmaya çalışıyor.

- İsrail gemilere müdehale ettikten sonra dünya basınına hakim olma avantajını kullanarak pek çok yalan uydurdu. Gemidekilerin silahla karşılık verdiğini, gemidekilerin İsrail askerlerini linç ettiğini(*), bunun bir barış hareketi olmadığını dünyaya baskıcı yollardan anlatmaya çalıştı. Çok övülen Twitter, Google gibi sitelerde uygulanan sansür, CNN’in konuya bakış açısı, BBC’nin sadece İsrail tarafına konuyla ilgili konuşma hakkı vermesi, medya gücünü çok iyi kullanan İsrail’in, yaptığını legalize etmesi anlamındaydı.

- Kendi kara sularınızın içinde olmayan sularda, uluslararası izin olmadan askeri hareket düzenleyemezsiniz. Ancak yine medya hakimiyetinden dolayı, dünyada konuya bu açıdan bakılmıyor. Hoş Amerika Irak’a girerken, olmayan silahların aranması için Birleşmiş Milletler izin vermişti.

- Türkiye’de konuyla ilgili protest tavır gösteren tek grup yine İHH’cılar, Hamas yanlıları, Hizbullah’a yakın olanlar. Ellerde Filistin bayrağıyla, İsrail elçiliğini taşlayarak tepki gösteriyorlar. Peki ya gemide ölenler TC vatandaşı değil mi? Neden konuyu protesto edenlerin ellerinde bir iki tane de olsa Türk Bayrağı yok? Neden Filistin halkının acısını dile getirme “konusunu” sadece bu kesim üstleniyor. Ya da neden Rwanda’daki katliamlardan, Hindistan’daki kasırgalarda bile içleri acıyan “büyük insan toplulukları” buna sessiz kalıyor, meydanı “uç” sloganlara bırakıyor?

- İşte başladığımız yere yeniden ve en tehlikeli şekilde geri dönüyoruz. İçinde din olan, “Allah Allah” diye cihad naraları atan grupların sesi, gün geçtikçe artıyor. Bu arada Avrupa’daki Müslüman nüfusu da artıyor. İsviçre Cami yasağı getirirken, Fransa örtüyü yasaklıyor. Her ülke kendinde yükselen İslam’a karşı önlem alıyor ama bir yandan da nüfuslarının büyük kısımlar Müslüman oluyor. Bundan 50 yıl sonra Müslüman nüfus sayısını katlayınca, o zaman kıyamet zilleri bütün dünya için 3. defa çalabilir. İkincisinde katledilenler, üçüncüsünde katledebilir. Her ne olursa olsun insanlığın yüzü yine utanca boyanabilir. Konuyla ilgili daha önce yazdığımız 3. Dünya Savaşı’nın konusu belli oldu yazısını okuyabilirsiniz.

OY VERME! Sadece onlar gibi olduğunuzda her şey güzel.

Sherlock Holmes

Filmle ilgili sözler söylemek için aslında Sherlock Holmes hakkında çok kitap okumuş olmak ve filmle kitabı örtüştürmeye çalışmayı dilerdim. Ancak sadece hakkında bir kaç öykü okuduğum kadarıyla film Holmes'i yorumlayabileceğim. (daha fazla…)

2009′un en iyi kareleri

Kategori: Yazılar

7 Oca 2010

President Obama

Sorular : 27-07-2009

Kategori: Sorular

27 Tem 2009

1- 1950-1953 yılları arasında Kuzey Kore ve Güney Kore arasında yaşanan daha sonra uluslararası boyut kazanan, toplamda iki milyondan fazla kişininin öldüğü Kore Savaşını resmi olarak bitiren antlaşmanın ismi nedir?(Panmuncon)

2- 1996 Atalanta Olimpiyatları’nda meydana gelen patlamaya koşarken kalp krizi geçirerek ölen TRT kameramanının ismi nedir?(Melih Uzunyol)

3- 1921 yılında Romenler tarafından keşfedilen, patentlenen, ancak 1923 Nobel komitesinin Kanada’lıları konuyla ilgili ödüllendirmesi sonucu tartışmaya yol açan şeker hastalığının önemli panzehiri hormonun ismi nedir?(İnsülin)

4- 1933-1968 yılları arasında Portekiz’i kontrol eden sağcı rejim "Estado Novo"nun kurucu liderinin adı nedir?(António de Oliveira Salazar)

5- İran’ın son monarşik liderinin ismi nedir?(Muhammed Rıza Pehlevi)

Evet dünya savaşını bir Hollywood filmi olarak yansıtmak hiç insancıl değil ama, yukarıdaki videoyu izlerseniz gerçekte insanlığın ne hale geldiğini göreceksiniz. Yukarıdaki video tamamıyla propaganda için yapılmış bir anti-müslüman videosu. Bunu yayınlama sebebim ise daha derin.

11 Eylül’de kimine göre El Kaide, kimine göre Amerika’nın kendi kendine yaptığı İkiz Kule saldırıları sonucu dünyada aşırı bir din kutuplaşması yaşandığını gördük. Zaten Filistin-İsrail üzerinden 80′lerde körüklenen bu kutuplaşma imgeleri, 11 Eylül’den sonra bire bir olarak görüldü. Medyanın desteğiyle yaratılan sanal Usama Bin Laden balonu ABD’de tuvalet kağıdı olarak patlatılırken, bu arada El-Kaide’nin Hindistan’dan, Pakistan’a yaptığı eylemler, Taliban’ın Afganistan’daki eylemleri "sağolsun" dünya çapında bir Anti-İslam propagandası yarattı. Aynı dönemde dünyada yıpranan ve model olarak sunulan ılımlı İslam modelinin ilk prototipi ülkemizde AKP iktidarıyla kuruldu. AKP’nin kuruluşundan hükümet oluşuna kadar Amerika’nın sağladığı desteği partinin kendisi bile inkar etmiyor. Eskilerde 10 yılda bir haber yapılan Türkiye şimdilerde Amerika’da, İngiltere’de yayınlanan Newsweek, The Economist vs.. dergilerinin haftalık vazgeçilmez konusu.

Paris sokaklarında güvenlik güçleriyle çatışan kenar mahalle gençleri, Almanya’nın göbeğinde yangına atılan bebekli aileler aslında kaynayan bir kazanın tüten dumanı adeta. Ezelden beri elinde tuttuğu paranın değerini yeni anlayan Arap sermayesinin küresel şirketler halini alması bu kazanda kaynayan yahninin biraz da tuzudur. İran’daki kitlesel silahlar kaynaklı batının duyduğu rahatsızlık, son olaylarda ülkenin karışmasına sebep oldu. Bütün bunların yanında yıllarca fakirleştirilip, eğitimsiz bırakılan, yanlış yönetilen, üçüncü dünya ülkeleri haline getirilen, Afrika’daki, Orta Doğu’daki Müslüman yoğun ülkeler için kurtuluş kapısı olarak görülen Avrupa şehirlerinde, artık göçenlerde ev sahibi konumunda. Zaten yukarıdaki video da bahsedilen, rahatsızlık konusu olan durum da bu. Anlıyoruz ki yukarıda sıraladığımız bütün durumlar Anti-İslam görüşünün Avrupa ve Amerika içinde yayılmasını sağladı.

Maskelerinin altında aslında antidemokratik, sömürücü olan Amerika ve Avrupa devletleri önümüzdeki 30 yıl için ön görülen Müslüman nüfus artışını kendileri için tehlike olarak görürlerse işte o zaman savaş kaçınılmaz olur. İkinci Dünya Savaşı’ndan belki yüz yıl sonra dünya yeni bir savaşın, soykırımın cümlelerini ağzına alır. Çünkü ne zamandır gerilen Kuzey Kore-Dünya ilişkileri, dünyaya diş geçirmeye hazırlanan Çin hegamonyası, Latin Amerika’da filizlenen ve Amerika’dan öç almak için diş bileyen Kızıl iktidarlar savaşın iki tarafından birisi olur.

Yazması kolay belki ama psikolojik ve ekonomik olarak atlatılması 30-40 sene sürmüş 2. Dünya Savaşı, üçüncüsünün yanında devede kulak olarak kalacaktır. Çünkü son 50 yıldır kullanılan, denenen silahların pek çoğu tek celsede 3-5 milyon insan öldürecek büyüklüktedir. Eğer böyle bir savaş olursa dünya nüfusunun beşte biri savaşa kurban gidecektir.

Bütün bu yazıyı hararetle yazmama sebep olan yukarıdaki video aslında büyük öneme sahip. İkinci Dünya Savaşı’ndan dört yıl önce bir Alman gazetesinde yayınlanan "Yahudileri ata benzeten" bir karikatüre halk zamanında oldukça gülmüştür. Nitekim bu karikatürle birlikte gelişen süreç ortaya büyük kıyımlı, yıkımlı utanç dolu bir yüz yıl ortaya çıkarmıştır. Taraflar ne olursa, kim olursa olsun, hangi dili konuşursa, hangi dine, hangi peygambere inanırsa inansın böyle bir savaşın faturasını insanoğlu ödeyemez. O zaman yukarıdaki videoyu hazırlayan zihniyet oturur bir taraflarına kına yakar.

Sorular : 23-07-2009

Kategori: Sorular

23 Tem 2009

1- 1999′da Time dergisince 20. yüzyılın insan hakları savunucusu seçilen ve 1996 yılında Başkanlık Hürriyet madalyasına lâyık görülen Amerikalı siyahi insan hakları savunucusunun ismi nedir?(Rose Parks)

2- 1983 yılında Sri Lanka’daki Budist çoğunluk, yaklaşık 3.000 Tamili katledip, 400.000 civarında Tamilin komşu ülkelere kaçmasına neden oldukları olayın adı nedir?(Kara Temmuz)

3- ABD eski başkanlarından Bill Clinton ile yaşadığı seks skandalı ile gündeme gelen Rus göçmeni Yahudi asıllı ABD’li kamu görevlisinin adı nedir?(Monica Lewinski)

4- Kariyerininin büyük bölümünde sunuculuk yapmış, tenis hakemliğinin yanı sıra köşe yazarlığı da yapan ve Beşiktaş’ta basın sözcülüğü yaparken vefat eden sunucunun ismi nedir?(Cenk Koray)

5- Enternasyonal marşı, ilk kez Fransa’nın Lille kentinde işçiler tarafından hangi yıl söylendi?(1888)


Aforizma

Arkanı güneşe çevirme, gölgen öne düşer.

Polls

Loading ... Loading ...

Arşivler