Beşiktaş etiketli yazılar

Var mı başka örneği??

Evet çok ciddiyim tarihinin yüz karası. Önce Quaresma ile yapılanlar, Quaresma için yapılanlar. Başarısız başkanına karşı başkaldıran tribün gitti, başkanın hatalarını da şakşaklayan tribün geldi. Quaresma tanıtım gösterisine bir tribün doldurarak geleceği ne kadar göremediğimizi gördük.

Öncelikle soru: Başarı yıldız futbolcuyla doğru orantılı mıdır? Hayır. Eğer başarı için 10 madde gerekiyorsa, bu sadece onlardan birisi. Eğer böyle toplama takımla başarıya ulaşılsa Fenerbahçe hep başarılı olmalıydı, Real Madrid ortalığı kaıp kavurmalıydı. Ama ne oldu, 250 milyon yuroya mal olan Ronaldo, sezon sonunda boyun eğdi.

Beşiktaş JK, tarihi boyunca altyapısını kullanan, kadrosunu öz kaynaklarına dayandıran bir kulüptü. Ta ki Demirören’e kadar. Türkiye’nin her yerinde spor okulları, dernekleri, sporcu kaynakları olan koskoca Beşiktaş, artık altyapısını cerez niyetine, takaslar için kullanıyor. Kimse bunu konuşmuyor. Herkes Quaresma’yı, Raul’u, Guti’yi konuşuyor. Yazık.

Quaresma belli ki gelecek, 1-2 sene kalacak sonra gidecek. Tıpkı Carew gibi. Carew Beşiktaş’a geldi ne oldu? Hayal meyal hatırladığımız görüntüleri var. Ama Toshack Nihat’ı altyapıdan çıkarmasaydı, şimdi konuşacak Nihat diye bir topçu olmayacaktı.

Eskiden Beşiktaş gençliğinden büyüttüğü Yasin’i bile alacağı bir yabancıya değişmezdi. Demirören geldi geleli Fink’ler, Şiddenfelt’ler, Diatta’lar hatta Delgado’lar kral oldu. Ama Beşiktaş’ı Beşiktaş yapan Metin’dir, Ali’dir, Feyyaz’dır, Rıza’dır, Nihat’tır. İşte beni korkutan da bu Fenerbahçeleşme… Hani Oğuz’u, Aykut’u kovan, Güiza’yı Semih’e tercih eden, 10 senedir yıldızları kadrosuna doldurup 3 defa şampiyon olmuş Fenerbahçe gibi…

Querasma’nın gelişinde tribünü dolduran Çarşı, acaba Demirören kapalıyı bölüp localar yaptıktan sonra da tribünü doldurabilecek mi? Malum bu Fenerbahçeleşme Demirören’in Aziz Yıldırım zihniyetinin kopyası olmasından çıkıyor…

- Hakemler hakkında konuşmayacağım demene rağmen, ilk sen konuşursan; seni ilelebet sustururlar…

- Sezon boyunca her düdükten sonra 3-4 oyuncuyla hakemin etrafını sararsan; Colman solda, Burak sağda boş kalır ve bu nedenle şampiyonluğu kaybedersin…

- Poponla top kurtarır, ezeli rakibini küçültürsen; o top ebeden içinde kalır…

- Haram da olsa ben kazanayım dersen, kazdığın çukura gömülürsün…

- Akıllara zarar bir şekilde, penaltı noktasını kazan sözüm ona topçunu! hem resmi siten hem de teknik direktörün aracılığıyla korursan; futbolla pek ilgilenmediğini varsaydığımız tanrıyı bile sinirlendirirsin…

- Rakibin yerde kıvranırken, topu taca atmak yerine, dakikalarca kaleyi zorlarsan; maçtan sonra ayılır bayılırsın, su verenin olmaz…

- Yan hakemlerin bayrakları sezon içerisinde hoşuna gider ama; sezon sonu şampiyonluk yan gelir…

- Rakiplerin haklı serzenişi alaya alıp, saygı duymayıp, gol sevincini ağlama figürleriyle kutlarsan; adamın anasını ağlatırlar…

- Beşiktaş’ı “lig şampiyonluğunu hayal eden köpek” yerine koyup balonlara bastırırsan; Beşiktaş’ın atacağı ikinci gole gebe kalırsın ve 2 dakika boyunca baloncuk üzerindeki şampiyonluğu hayal edersin…

Bunlar aysbergin görünen kısımları…

Sözün özü; mağrurlanma çakma padişahım, senden büyük Allah var…

Şimdi ise uzun uzun düşün ve hatanı kabul et…

Zormuş değil mi? İnsanın boğazı düğümlenirmiş değil mi? Şimdi biraz empati yap bakalım…
Kaybetmeyi hakettin… Ya bir de haketmeden kaybetseydin…

NOT: ekimdusu’nde bugüne kadar hep özgün yazılarımıza yer verdik. Ancak serencebey.com‘dan ENGİN ARSLAN’ın bu yazısına noktası ve virgülüyle katıldığımız için bu çarpıcı yazıyı yayınlıyoruz. Yazı 1,2,3 gol yetmez blogundan aynı isimli yazıdan alınmıştır. Özgün yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

Yer: Cuba / Tarih: 1 Mayıs 2010

Böyle bir resim her takıma nasip olmaz, herkese nasip olmaz Beşiktaşlılık…

Üretmek ne güzel şey

Kategori: Spor

18 Nis 2010

İki sene önce GS şampiyon olduğu zaman, sinirimden o gece oturup yaptığım yukarıdaki görsel, zamanla bir çok insana ulaştı. Geçen gün Facebook Beşiktaş’ta görünce bir anda şaşırdım. İlginç bir duygu vesselam.

Facebook üzerinden resme ulaşmak için tıklayınız.

O zamanki yazıma gitmek için burayı tıklayınız.

Google takvim bölümünü açtıktan sonra pek çok kişi bu muhteşem servisten yararlanmak için diğer takvim uygulamalarını bırakıp Google Calendar’a geçtiler. Haksız da değildi bu çoğunluk. Bu takvimi kullanmak için oldukça sağlam sebepler var. Sıralamak gerekirse şöyle bir kaçını söyleyebiliriz.

1- SMS özelliği

Google Takvim’i kullanan birisi herhangi tarihteki bir olayı, örneğin doğum gününü programladıktan sonra o gün o saatte telefonun SMS göndertebiliyor. Çok basit ayarlarla kurulan sistem oldukça yararlı ve işleyişli. Başlı başına Google Takvim kullanmanın nedeni olabilir. Ayrıca belirlenen zamanda gmail’inize mail atıyor.

2- Paylaşılabilme özelliği

Kendi takviminizi oluşturduktan sonra ailenizden veya arkadaşlarınızdan birileriyle takviminizi paylaşarak ortak bir takvim meydana getirebiliyorsunuz. İstediğiniz zamanları paylaşmama seçeneği size bırakılırken, kalabalık, birbirinden kopuk bireylerin birbirinden haberi olması konusunda etkili bir yöntem.

3- Belirli aktiviteler

Google’ın özel olarak ürettiği ya da sizin kendinizin oluşturacağı özel takvimleri kullanabilirsiniz. Örneğin Google Takvim’de Google eklenti olarak Beşiktaş maçlarının zamanlarını otomatik olarak takvimize ekliyor. Resmi bayramları bile ekleyebiliyorsunuz. Yeni eklenmesine rağmen önemli olan bu özellik kesinlikle geliştirilecektir. Çünkü şu anda sadece İngilizce dil için bu eklenti özelliği kullanılabiliyor.

4- Senkronize edilebilme

Çok rahat bir şekilde BlackBerry, iPod, Outlook gibi ürünlerle senkronize edip takvim verilerinizi eşleştirebiliyorsunuz. Taşınabilirlik açısından oldukça önemli bir özellik olup kullanışlılığı arttırıyor.

5- Kolay kullanım

Her zaman olduğu gibi ajax  teknolojisiyle Google’ın çokça kullandığı sürükle bırak, sayfada lokal yenileme, hızlı çalışma gibi özelikleri kullanımı kolaylaştırıyor.

Şampiyonlar Ligi 2009/2010 kuraları bugün Monaco’da çekilerek belli oldu. 22 Mayıs 2010 Çarşamba günü Santiago Barnebau’da oynanacak finale çıkmak isteyen 8 gruptaki 32 takım kıyasıya mücadele edecek. Şampiyonlar Ligi grupları şöyle belirlendi: (daha fazla…)

Viral reklamlar

Kategori: Yazılar

22 Ağu 2009

 

Viral reklamlar son zamanlarda hayatımıza daha çok girdi. Mert ve Fulya’nın atışması, Gitti gidiyor şarkısının viral reklam olduğu ortaya çıktıktan sonra viral reklamlarla ilgili yazı yazmak farz oldu. Viral reklam amatör kameralar tarafından çekilen, şirketler tarafından yaptırılan veya şahısların kendi istekleriyle yapıp sundukları reklamlar olarak biliniyor. En büyük özellikleri ise kulaktan kulağa yayılması. (daha fazla…)


Aforizma

Dün, tecrübedir; öğren. Bugün, fırsattır; kullan. Yarın, tahmindir; planla.

Polls

Loading ... Loading ...

Arşivler