Kategori: Beşiktaş
30 Haz 2009
Resim İngiltere’de çekilmiş. Michael Jackson’un ölümünün ardından hatıra duvarına yazı yazanlar arasında ÇARŞI da var. "Çarşı loves M.J." yazarak Çarşı’nın her yerde olduğunu bize anlatan bu hüzünlü İngiliz kadın polis, siyah-beyaz fularıyla ve şapkasıyla durumu güzel uyum sağlamış.
Kategori: Spor
4 May 2009
İlginç bir derbi izledik haftasonu.İki ekip uzun zamandır ikisi birden iddialı konumdayken karşılaşamıyordu ya Beşiktaş havlu atmış oluyor ya da Fenerbahçe. Öğle saatlerinde Sivas kaybetmiş ve Beşiktaş’a liderlik için gün doğmuştu.Kadrolar açıklanmış iki önliberosuz takımı görünce Beşiktaşlılar içinden " Hımm sanırım tüm gücümüzle saldıracağız!!! " demişti. Öyle mi oldu
İlk devre rakip kaleye bile gidemeyen bir Beşiktaş izledik. Ernst 60 metrede gidip gelmekten bir ara dili dışarda oynuyordu.Delgado beyefendi sezon boyu yorgunluğunu bu maçta dinlenerek gideriyor Holosko ve Bobo da deli fişekler gibi amaçsızca ordan oraya koşturuyordu.
İlk kez Guiza’yı topla oynarken gördüm dün gece.Bir sağa bir sola koşuyor boğuşuyor hatta Semih’e pozisyon bile yaratıyordu.Garip bir paslaşma da topu oyuna sokmada ödüllü Gökhan Zan ıska geçince geçtiğimiz yılları hatırlatan bir aşırtma golle Fenerbahçe yine öne geçiyordu.Kenarda Denizli’yi gözlerim aradı ama somurtkan tavrıyla saha içini gözlüyordu.Beşiktaş saldıracak sandık ama Sanlı kaptanın deyimiyle çekip çıkmıştı furbolcular
Artık uyuşturucu alma deyimini hangi anlamda kullandı bilmiyorum ![]()
İkinci yarı her maç olduğu gibi Beşiktaş yine kendine gelmişti ancak kendi içinde organize olamayan Fenerbahçe’nin üzerine organize ataklarla gitmek de mümkün olam adı.Emre ile Deivid boğaz boğaza kapışıyor , Aragones uyuruyanık yedek kulübesine yapışıyor Uğur Boral da bıyık ve sakal altından gülümsüyordu ki bizi Holosko Efendi uyandırdı.Ama uyuyan dev bir türlü uyanamadı.
İşin özü garip bir maç izledik dün gece.Bizler trans halinde yeni lideri beklerken damarlarına zerkedilen uyuşturucudan birer fondip de bize naklettiler.Maç boyu uyur uyanık bir halde , Fenerbahçe’nin tıpkı Galatasaray’ın en iyi döneminde Johnson’un frikiğinden bir yerlere çarpan topun ağlara gitmesini hatırlayarak bizlere deja-vu yaşatmasını izledik.Haketmeyene bu sene bu lig haram !
Kategori: Yazılar
8 Nis 2009.jpg)
Güneşli, güzel bir Cumartesi günü. İstanbul’un en güzel yerlerinden Barbaros Bulvarı, düğün yeri gibi. Kadın, çoluk çocuk, siyah beyaz giyinmiş, elde meşaleler herkes aşkını bekliyor. ‘Beşiktaşkı’. Randevu oraya verilmiş haftalar öncesinden. Herkes heyecanlı, herkes kıpır kıpır. Onbinlerce sevdalı yollara dökülmüş.
Kabul etmeli ki, siyahla beyaz arasındaki çizgi, otobüsle stada gitmeye çalışan Beşiktaş kafilesi için birbirine girmiş. Sevginin aşırısı, biraz panik, biraz da bunaltı yaratmış. Fakat sokaklara taşan duygu, zaten abartının kendisi değil midir?
Adı üzerinde eğlence. Takım karşılanıyor, sonra tribüne gidecek herkes. Eğlence orada devam edecek. Fakat bu arada saatler geçiyor. Binlerce polis daraldıkça, daralıyor. Sinirler geriliyor ve ortalık karışıyor.
Bir bahaneyle çevik kuvvet, kalabalığın içine kontrolsüz olarak giriveriyor. Neden? Sevgisini sözüm ona kontrolsüz olarak gösteren insanları hizaya sokacak. Yani bir duyguyu, bir sevdayı, bir tutkuyu, aşkı sokaklara dökmüş insanlara, kontrolsüz olarak müdahale etmeye başlıyor polis.
Coplar inip kalkıyor. Yetmiyor, gaz bombaları havada uçuşuyor. Eğlenceye gelmiş insanların, kadın çoluk çocuk demeden kafası patlatılıyor, Yetmiyor, panzerlerden tazyikli su sıkılıyor. “Durun ne yapıyorsunuz?” diye bağıran çocuk, basınçlı suyla yerlere yıkılıyor. Neden? Çünkü üzerinde siyah beyaz forma var.
Kasklı, kalkanlı, silahlı, gaz bombalı çok sayıda polis, hırsını, hıncını alamıyor, önüne gelene vuruyor. Sanki taraftar değil, terörist bir grup. Sanki stada gidenler, büyük bir aşkın, Beşiktaşk’ın tutkunları değil, düşman ülkenin silahlı kuvvetleri.
Saldır! Dağıt! Vur! Kır! Parçala!
Vur ki, bir daha yapmasınlar. Parçala ki, bir daha stada, gelmesinler. Dağıt ki, bir daha sevmesinler.
Üstelik bakıyorum, bu olayı yorumlayanlar, “E canım Beşiktaş taraftarı da çok abarttı” diyiveriyorlar. Ya da “Bu kadar da aşırı bir sevgi olmaz ki” diyenler çıkıyor.
Yani tüm suç taraftarda. Hepsi suçlu. Hepsi vatan haini. Ama kimse polisin tavrını sorgulamıyor, eleştirmiyor, tartışmıyor.
Biliyorum ki,şimdi bazılara çıkıp, beni fanatikleri savunmakla suçlayacak. Duygusal davrandığımı düşünecek. Fakat olayların başladığı noktada gazeteci arkadaşlarımın anlattıkları ortada. Görüntüler her şeyi anlatıyor.
Gerçekten bazıları aşırı tepkide bulunmuş olabilir. Peki bu onbinlerce insanı cezalandırmayı mı gerektirir? Niçin kimse bunu sormuyor? Önüne gelene vuran kontrolsüz güç niye sorgulanmıyor? Niçin kimse, “Yahu futbol taraftarına bunu yapan, daha önemli olaylarda ne yapar?” diye sormuyor? “Polis kontrolden çıkarsa, ne kadar güç olabilir?” diye niçin kimse sormuyor, düşünmüyor, tartışmıyor? İnanılır gibi değil.
Polisin görevi, gerçek suçluları bulup etkisiz hale getirmek ve adalete teslim etmek değil mi?
Bir kalabalığın her unsuruna suçlu, terörist muamelesi yapan polisin bu işte hiç mi suçu yok. O attıkları gaz bombaları, sadece olay çıkaranları mı etkiledi? Peki ya çevredeki esnaf, çocuklar, kadınlar? Onların suçu neydi?
Sonra da taraftar tribüne girdi ve tepkisini orada gösterdi. Binlerce kişi şöyle bağırdı; “Taraftarız biz, terörist değil!”
Herkesi bu konuyu düşünmeye davet ederken soruyorum, “Taraftara terörist muamelesi yapanlar, Türk futbolunu terörize etmiyor mu?”
"Ben en çok da neye üzüldüm biliyor musunuz ?.. Bu olayların hemen ardından, Polis Haftası nedeniyle İnönü Stadı’nda maç öncesinde yapılan resmi geçitteki polis üniformalı minik yavrular "Neden polise böyle kötü tezahürat yapılıyor ?" diye düşünmüşlerdir.
Polisimizi topluma 7′den 70′e böyle mi sevdireceğiz, Sayın Celalettin Cerrah ?
Kaynak: HaberTurk – Erdoğan AKTAŞ / HaberTürk Yayın Müdürü
Kategori: Beşiktaş
7 Oca 2009Beşiktaş’ımızın Çarşı grubunu anlatan ve bu yaz piyasaya çıkan Asi Ruh belgeselinin kendimce fragmanını yaptım. Umarım beğenilir.
Kategori: Fotoğraf
5 Oca 2009
Öncelikle üstteki çok beğendim çalışma Beşiktaş çarşı grubunun bir afişidir.Çarşı’nın resmi sitesi forzabesiktas.com‘un anasayfasına koyduğu müthiş bir çalışma.Konu ile ilgili görüşlerime geçmeden aşağıda herkesin daha fazla duyurması için yapılmış çalışmaları koyuyorum.İstenildiği gibi alınıp herkes sitesine koyabilir ve/veya mail listesindeki herkese gönderebilir.
Bir halk düşünün doğduğunda suçlu,varlığıyla zaten düşman bellenmiş.Tek suçu sizler bizler gibi olmayıp Kaynayan Ortadoğu’da doğmak olan!Savunmadayız diye yakılan,yıkılan,soykırıma uğrayan bir halk.Belki bizler için çok kolay bir maç arasında kara harekatının başladığını öğrenmek veya haberlerde satır aralarında geçen birkaç haber.
Gencecik çocuklar,bebekler ve daha binlercesi..21 yüzyılın başlarında insanlar ölüyor ey insanlar!Hemde durdurulamayan bir savaş ve gözünü kan bürümüş bir ülke yüzünden:İsrail!Emperyalist ABD’nin zamanında kurdurttuğu sonra da hep desteğinden nemalanmış bir ülke.
Bir an bir düşünmek istedim nasıldır orası şimdi diye.Üstünüzden geçen kurşunları düşünün ey insanlar,anneniz,babanız veya eşinizden çoğusunun öldüğünü ve ölümünüze az kaldığını..Düşünün ki çok ilerlemiş dünya az sonra canlı yayında sizin ölümünüzü izleyecek canlı hemde capcanlı.
Bugun artık farklı kitlelerin bir arada olup durduracağı bir katliamdır bu.Herkes biraz daha yaşayacak bu gerçeği.Biraz daha ürkerek çıkacağız sokağa,biraz daha fazla çıkacağız alanlara.Ve biraz daha dışarda eğlenirken kızarmayıp,utanmayacağız.Ve durmayan her gün için biraz daha ağır ağır öleceğiz.
Çok da diyecek söz yok aslında.İnsanlar ölüyor orada yavaş yavaş ey insanlar..Bunun heran farkında olmak gerekir.İşgale ve katliama sessiz kalmak destek vermektir.Elden çok da fazla birşey gelmiyor bari bu bilinçte olalım..
Dayan Filistin!Az Kaldı!
Destek olmak isteyen arkadaşlar için çeşitli çalışmalar alttadır.








Kategori: Sinema
27 Kas 2008Baki Mercimek… Beşiktaş’ın defansında oynadığı zaman çok eleştirildi. İsteneni veremedi ve gönderildi. Baki pek çok futbolcunun aksine 4 dil biliyor. Bu özelliğin önemli olduğunu, Porto maçında İspanyol hakeme Türkçe "Topa vurdum hoca görmüyor musun?" diyen Gökhan Gönül’ü gördüğümüz zaman anlıyoruz. Bunun yanında Baki organ bağışı, diyaliz makinesi yardımı gibi konularda sıkça yardımlar yapıyormuş. Son olarak da İnönü’de tribün şovu yapılması için Çarşı grubuna 1903 YTL bağışlamış.
Bence Baki için başka söze gerek yok.(Teşekkürler FlyingDutchman)
Kategori: Sinema
21 Ağu 2008
Ve beklenen oldu ve Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı sonunda trübünlere dönme kararı aldı.Kendi siteleri olan forzabesiktas.com da yapılan duyuru yazısı aynen alttaki gibidir.
Duyuru
28 Mayıs tarihinde kamuoyuna yaptığımız toplu açıklamada şöyle demiştik:
“İnşallah geriye bayrağı göklerde, şerefi yedi düvelde bir tribün bırakıyoruz. Dinlenmek ve yapılacakları görmek bizim de hakkımız sanırım.”
Dinlenmek ve dinlemek istiyorduk. 25 yıllık onurlu ve tutkulu davamızın sorunlarını tartışmak, bugüne kadar vardığımız noktayı daha da ileriye taşıyacak bir anlayış geliştirmek ve en önemlisi Çarşı hakkında bugüne kadar ileri geri konuşanların eteklerindeki taşları dökmesini bekledik. (daha fazla…)
Son Yorumlar