Kategori: Yazılar
13 Şub 2010Yukarıdaki resimde “???????? ????” olarak bahsedilen ve çevirisi “Yunan kahvesi” olan ürünü görüyorsunuz. Careefour’da birden bire karşıma çıkan bu ürün beni dakikalarca güldürdü. Çünkü bizim Türkiye’de Türk kahvesi olarak bahsettiğimiz ürünü ilk kez Yunan ambalajında gördüm. Sadece kahve değil, kahve gibi dönerden, baklavadan ve diğer ürünlerden de aynı şekilde bahsedebiliriz. Türkiye’de doğmuş birisi olarak dönerin, kebabın, kahvenin, baklavanın hep bizim olduğu söylenerek büyüdük. Başka ülkelerde bu ürünleri görünce nedense gurur duyduk. Bu gururdan yola çıkarak bir kaç tane saptama yapmak istiyorum.
Öncelikle kahvenin şimdiki tabirle “Osmanlı’nın resmi içeceği” olduğunu biliyoruz. Hatta Viyana kuşatmasından dönüşte geride bırakılan kahvenin, cezvelerin hala Hırvatistan’da, Bosna’da, Avusturya’da çok popüler olduğunu biliyoruz. Bu yüzden balkanlardaki pek çok dilde İngilizce’de pot(kap) denilen eşya özelleşerek cezve adını almış, ama konumuz bu değil. Konumuz Türk kahvesinin nasıl Yunan kahvesi olduğu.. 1974 Kıbrıs olaylarından sonra Yunan restoranlarında birden aynı kahvelerin ismi değiştirilerek Yunan kahvesi olmuş [1]. Baklava ve dönerle ilgili de benzer örnekler verebiliriz. Bizim tavukla ve dana etiyle yaptığımızı onlar domuz etiyle yapmışlar, baklava olmuş baklavakis, dürüm, şiş, hepsi Yunanistanda da yapılan şekiller.
Böyle yazınca ne kadar garip bir gurur sarıyor içimizi değil mi? Bu yüzden bu hikayeleri anlata anlata bitiremiyoruz. Peki neden şöyle bakmıyoruz: Osmanlı’nın içinde zaten Yunan halkı yok muydu? Yani kahveyi tüketenlerin eskiden Osmanlı olduğunu söylemekle şimdi Yunanların içtiğini söylemek arasında fark var mı? Belki esası Antep’te yapılabilir ama yüzyıllardır Ege’de bütün halkların yaptığı şeyin ismi zaten baklava değil miydi? Ha baklavakis, ha baklava, ne farkederki? Tabi ki kaynağına yakın olan bütün ürünler daha özeldir, yani Antep’te yemekle Niğde’de yemek bile farkederken Atina’da farketmemesi mümkün mü?
Gelin kompleksimize başka bir noktadan bakalım. McDonalds’ları, McChikenları, bütün McZırvaları, Burger Kingleri, Starsucksları, KFC’lerı, Levi’sları, bütün Amerikan zincirlerini düşünelim. Amerikan vatandaşlarının bütün dünyada gezip, bu bizim malımız, bu Amerikan malı diye gururlandıklarını düşünür müsünüz? Evet zaten gururlanıyorlar, bu yüzden Vietnam’a, Ortadoğu’ya, Afrika’ya pençe atıyorlar. Amerikalılar ne kadar da gururlulardır değil mi?!?!!???
Yıllardır sadece yoğurt ve kebap kelimesini dünyaya satmakla övünen halkımın, kullandığı bütün biyolojik, kimyasal, coğrafi terimlerin hepsini Yunanca’dan alması ne kadar ilginç değil mi? “Kebabı bizden çaldılar, döneri sahiplendiler, şimdi de sıra baklavayı araklamaya geldi” diye nara atan haber bültenleri, hiç kaç tane Yunanca terimi kullandığımızı hesaplamaya kalktı mı? Ve daha ilginci neden bütün bu muhasebeleri yapmak zorundayız? Aynı toprakta yüzyıllarca yaşamış milletler neden hesap-kitap yapmak zorundalar. Yemek isimlerine bile sıçrayan öfkeler, kompleksler bizi ancak düşman yapıyor zaten. Ve dışarı karşı caka satan milletler, hep kendi içlerinde mutsuz, hep huzursuz.
Yani ha baklava demişiz, ha baklavakis, ha Türk kahvesi olmuş, ha Yunan.. Ne farkeder ki, yiyin, için gitsin be dostlar. Akşam da tavernada hep birlikte eğlenelim…
[1] Kaynak
Kategori: Spor
2 Haz 2008
Euro 2008 Avrupa Şampiyonası TV Maç Programı :
07/06 19:00 Grp A İsviçre – Çek Cumhuriyeti Basel (0-1)
07/06 21:45 Grp A Portekiz – Türkiye Cenevre (2-0)
08/06 19:00 Grp B Avusturya – Hırvatistan Viyana (0-1)
08/06 21:45 Grp B Almanya - Polonya Klagenfurt (2-0)
09/06 19:00 Grp C Romanya – Fransa Zürih (0-0)
09/06 21:45 Grp C Hollanda – Italya Berne (3-0)
10/06 19:00 Grp D İspanya – Rusya Innsbruck (4-1)
10/06 21:45 Grp D Yunanistan – İsveç Salzburg (0-2)
11/06 19:00 Grp A Çek Cumhuriyeti - Portekiz Cenevre (1-3)
11/06 21:45 Grp A İsviçre - Türkiye Basel (1-2) (daha fazla…)
Son Yorumlar