
Apple'ın iPhone'una Nokia'nın rakip olarak ürettiği Nokia N Serisi telefonlarıyla yapabileceklerinizin azımsanmayacak kadar çok olduğunu biliyor muydunuz? Cep telefonunuzla kontür ya da para ödemeden arkadaşınızla konuşabilir, postlarınızı düzgünce kontrol edebilir, telefonunuz üzerinden Facebook ve YouTube videolarını izleyebilirsiniz. Sizler için N Serisi(N95, N97, N71) için en yararlı 5 bedava programı seçtik. (daha fazla…)
Kategori: Video
15 Oca 2010Kategori: Yazılar
29 Ara 2009Bir kaç gün önce FlickrBlog’da It’s Istanbul not Constantinople isimli yazıyı ve İstanbulla ilgili yazıya iliştirilmiş resimleri gördüm ve şaşırdım. Şaşırmamın iki sebebi vardı. İlki ilginç yazılara ve resimlere rastladığım FlickrBlog’da günün birinde Türkiye’yle ilgili bir yazı göreceğimi hiç düşünmemiştim. İkincisi bu yazıya kendini gururla Bizans’ın devamı olarak gören Yunanistan’da rastlamak oldu. Yazıya ismini veren aslında bir The Four Lads’in parçası Istanbul(Not Constantinople).
1953 yapımı bu parçayı Vikipedi’de gördüğümüz gibi pek çok grup seslendirmiş(coverlamış). Ama yukarıdaki videodaki They Might Be Giants’ın yorumuyla bu parçayı hatırlamak oldukça hoş. Her duyuğumda sanki bir İstanbul Film Festivali şenliği havasında ordan oraya atlayıp zıplayan, üç neşeli insan görüntüsü gözümün önüne geliyor. Parçayla ilgili bir diğer bilgiye(bu biraz gereksiz) YouTube’ta videoyu araştırırken rastladım. Meğerse aynı parça Julia Roberts’lı, Kirsten Dunst’lı Mona Lisa Smile filminin müzikleri(soundtrack’i) arasındaymış.
Tabi Yunanistan’da İstanbul’a bakış bizim umduğumuzdan daha yumuşak. Bizdeki gibi eski kafalı, bağnaz, yobazların söylediği şeyler tabi ki düşmanca. Yok biz o zaman parçalanmasaydık siz alamadınızlar, yok şehir o zamanlar daha güzeldi siz bozdunuzlar… Yeni nesilin, “artık yeter düşman düşman nereye kadar” diyen tayfanın gözünde ise kendi ülkesinin yanı başında, sadece kimliğiyle gidebileceği olağanüstü bir hazine olarak görülüyor. Burada tanıştığım insanların çok çok büyük bölümü İstanbul’u defalarca görmüş, kalanı da “ilk fırsatta gideceğim” diyor. Ve çoğunun geliş amacıda kebabın orjinalini, baklavanın orjinalini yemek ki bu orjinal tabiri benim değil onların kullanımı.
İstanbul onların için acı olmak çok büyük zaman dilimi önce çıkmış. Onlar için asıl acının adresi İzmir. Mübadelenin getirdiği ve götürdüğü yüzbinlerce insanın arkasında bıraktığı gözyaşı, İstanbul’un Konstantinapoli olma iddiasından çok daha önemli. Ama kimse merak etmesin, Türkiye’yi hep güzel sözlerle anan, çocuklarına Türkçe öğreten, sadece becerizksiz-basiretsiz politikacıları suçlayan müthiş insanları da var.
Kategori: Video
27 Ara 2009Kendi geliştirdiğiniz uygulamanızda kullanıcılarınızın veya sizin gireceğiniz YouTube linkinden(örnek: http://www.youtube.com/watch?v=0peX66dC6Sk) o videonun başlığını, açıklamasını, videonun resmini elde edip bunu kullanmak isteyebilirsiniz. Yeni projemde bu tip bir olayla karşılaşınca araştırma yaptım, çeşitli kodlar denedim ve sonunda oluşturduğum sentez PHP fonksiyonla bu işlemlerin hepsini yapabilecek duruma geldim.
function youtubeParse($url)
{
$vidparser = parse_url($url);
$video['id'] = substr($vidparser['query'], 2);
$urlXML = "http://gdata.youtube.com/feeds/api/videos/". $video['id'];
$youtubeValue = xml2array($urlXML);
if( $youtubeValue == null)
$video['works']="NO";
else
{
$video['title'] = iconv("UTF-8", "ISO-8859-9", $youtubeValue['entry']['title']);
$desc = $youtubeValue['entry']['content'];
$video['img'] = "http://img.youtube.com/vi/" . $video['id'] . "/1.jpg";
$video['desc'] = $this->limit_words(iconv("UTF-8", "ISO-8859-9", $desc), 15);
}
return $video;
}
Öncelikle bu fonksiyonun çalışması için 6. satırdaki xml2array() fonksiyonunun da kodlarınız arasında olması gerekir. Bu fonksiyon php.net’ten bulduğum herhangi bir XML’i PHP arraya dönüştüren fonksiyondan birisi. Bu fonksiyonu diğer XML veriler için de kullanabilirsiniz. (daha fazla…)
Kategori: Video
23 Ara 2009Kategori: Yazılar
19 Ara 2009
Başlık aslında saçma. Yasaklar tabiki her yerde var, ama söz konusu internet siteleri olunca, AB üyesi ülkelerde yasakların olduğunu ben daha duymamıştım. Artık insanların çokça ziyaret ettiği video tabanlı müzik dinleme sitesi Fizy.com internet adresine Yunanistan IP’si ile girdiğiniz zaman gördüğünüz sayfa bundan ibaret.
Ancak durum burada bizdeki yasaklardan değişik. Bizde ulaştırma bakanlığının, adalet bakanlığıyla yaptığı yardımlaşma örneğiyle tek tip, soğuk ve mahkemenin karar metni açıklanmaksızın <h1> tagıyla sunuluyor. Yunanistandaki örneği ise ilginç. Yunan makamlarının Fizy ile yaptığı görüşmeler sonunda, Fizy’nin ülkenin telif yasalarına uymadığını ve cezalandırılacağını söylemesi üzerine, Fizy.com internet site kendi isteğiyle, kendi kodlarından bu yasağı sunarak, Yunan kullanıcılarını engellemiş. Tabi bu internet sitesinin Yunanistan’da engelli olup, Türkiye’de engelli olmaması; yasaklar ülkesi Türkiye’yken, AB üyesi Yunanistan’ın site yasaklaması tuhaf sanki.
Söz konusu internet ve müzik olunca aslında telif konuları gündeme geliyor. Hayatında internete girmemiş adamlar internetin cadı kazanı olduğunu zırvalayıp, orta çağ örneğiyle yakılması gerektiğini söylüyorlar. Oysaki bu o kadar saçma ki.. Saçma olan internetle savaşmaya çalışmak. Dünyanın en büyük şirketleri internetle barışan şirketlerken neden telif, müzik şirketleri savaşmaya çalışıyor ki? Bunun yerine ayak uydurup sistemlerini, stratejilerini ona göre kursalar onlar da çok kar edecekler. Mesela Türkiye’de olduğu gibi yasal müzik dinleme platformaları oluşturarak gelirler(reklam ve diğer) telif sahiplerine aktarılabilir. Ya da şarkıcılar bir veya iki parça iddialı parçanın yanına 8 tane kabak parça koyup “albüm” yabacaklarına adam gibi parçaları olduğunda bu sitelerden o şarkıları sunarak çok kar edebilirler. Tabi bunları düşünmek yerine Ali Rıza Binboğa, Hakan Peker kılıklı abiler çıkıp, “alçaklar internetten müzik indiriyorsunuz deyince” olay onlar için kötü sonuçlanıyor.
Son olarak korsan CD sektörünün Yunanistan’daki durumundan bahsetmek istiyorum. Buradaki korsanın yaygınığı bana 7 sene önceki Türkiye’yi hatırlatıyor. Hani bir ara tezgahı alan sokağa çıkıp CD satıyordu, yarısı boş-yanmış oluyordu, şanslıysanız verdiğiniz paranın karşılığını alıyordunuz ya işte o zamanlar. Bizde baya köşeyi dönen olmuştu. Ama şimdi korsan gerçekten illegal bir şey oldu bizim ülkede. Merdiven altlarına, hatta daha ücralara taşındı. CD korsanlığı yok oldu diyebiliriz hatta. Gerçi şimdi işler mega bit seviyesinde, rapidshare linklerle yürüyor ama neyse.. Yunanistan bizim o zamanın tam kopyası. Afrika’dan gelmiş siyah kardeşlerimiz, Asya’dan gelmiş Hindu amcalarımız; neticede göçmen azınlık ülkede tutunabilmek için film, müzik, oyun, oyuncak, çanta, saat ne varsa korsan satıyorlar. Hani hatırlarsınız ya bizde de aynı işi, doğudan gelen, evinde 10 nüfus olan kardeşlerimiz yapardı. Aynı işte…
Son Yorumlar